Kapat
Akdeniz Havadis
Akdeniz Havadis
35 YAŞINA DİKKAT
35 YAŞINA DİKKAT
Medical Park Antalya Kalp Hastanesi Direktörü Prof. Dr. Hüseyin Okutan, kalp krizi görülme yaşının; kadınlarda 40,erkeklerde ise 35 yaşına kadar düştüğünü vurguladı.  Kalbimizi besleyen damarlara koroner damarlar denildiğini ifade eden...
12 Mayıs 2015 21:52
Font1 Font2 Font3 Font4

Medical Park Antalya Kalp Hastanesi Direktörü Prof. Dr. Hüseyin Okutan, kalp krizi görülme yaşının; kadınlarda 40,erkeklerde ise 35 yaşına kadar düştüğünü vurguladı. 

Kalbimizi besleyen damarlara koroner damarlar denildiğini ifade eden Prof. Dr. Okutan, “Normalde bu damarlar, kan akışına engel olmayacak şekilde tamamen açık çalışmaktadır.Fakat aterosleroz(damar sertliği) oluşmaya başlamışsa zaman içerisinde kan akımıbozulmaktadır.Kan akımının durmasıyla kalp krizi ve kalp krizine bağlı ölümler meydana gelebilmektedir. İş hayatında da özellikle 35 ve 65 yaş grubunun aktif olarak çalıştığınıdüşünürsek;kariyerlerinin üst noktasında olan ve stres hormonlarının yüksek seyrettiği insanlarda kalp-damar hastalıkları oldukça sık görülmektedir” şeklinde konuştu.

ERKEKLERDE KORONER KALP HASTALIĞI DAHA FAZLA GÖRÜLÜYOR

Koroner kalp hastalığının risk faktörlerini ikiye ayırdıklarını sözlerine ekleyen Prof. Dr. Okutan, “Değiştirilemez risk faktörlerinde yaş, önemli bir faktördür.Kadınlarda 40,erkeklerde ise 35 yaşından sonra sıklıkla kalp hastalıkları, koroner kalp hastalıkları görülmesıklığı artmaktadır. Erkeklerde koroner kalp hastalığı daha fazla kadınlarda biraz daha azdır. Fakatmenopoza kadar avantajlı olan kadınlar,menopozdan sonra bu avantajı kaybetmektedir.Burada yapılacak şey insanlarındeğiştirilemez risk faktörlerini gözden geçirmeleridir.Bunlardan birisi aile hikâyesidir” ifadelerini kullandı.

“SİGARA ÖNEMLİ BİR RİSK FAKTÖRÜ”

Sigaranın da değiştirebilir risk faktörü olduğuna vurgu yapan Prof. Dr. Okutan,“Eğer hasta sigara,puro, pipo nargile vb. tütün ürünü kullanıyorsa kalp-damar hastalıkları için önemli bir risk faktörüne sahiptir. Yine kan yağlarına baktığımızda total kolesterol değerinin yüksek
olması,LDL’nin(halk arasında kötü kolesterolün) yüksek olması, HDL’nin(İyi kolesterolün)düşük olması, yinetrigliserit(ince yağlar)düzeylerinin de yüksek olmasıda değiştirebilir risk faktörleridir. Ayrıca bu grupta daarteriyel tansiyon yüksekliğide sık görülmektedir” dedi.

huseyin-okutan

FAZLA KİLO, OBEZİTE VE BEL ÇEVRESİ KALINLIĞI ÖNEMLİ

Diyabetin önemli bir risk faktörü olduğunu sözlerine ekleyen Prof. Dr. Okutan, “Özellikle HbA1c(son üç aylık kan şeker dalgalanmasını gösterir) testini önemsiyoruz. Diyabeti olanlarda %7’nin altında, olmayanda da % 6’nın altında olmasını istiyoruz. Ayrıca fiziksel aktivite eksikliğikoroner kalp hastalıkları için önemli risk faktörü olarak karşımıza çıkıyor. Fazla kilo,obezite ve bel çevresikalınlığı önemlidir” diye konuştu.

“GÖĞÜS AĞRISINI ÖNEMSEYİN”

Kalp-damar hastalıklarında belirtilerin sıklıkla göğüs ağrısı olarak karşılarına çıktığının altını çizen Prof. Dr. Okutan, “Kalp hastalarında kalp krizi belirtileri;baskı,ağırlık, daralma, hissizlik, sıkışma hisleriboyun çene ve omuzda sık olarak karşımıza çıkmaktadır.Bu hastalaraacil koroner grafiyle tanı konur. Tedavide koroner anjiografiden sonra ilaçlı tedaviler yapılan durumlar vardır. Balon stent ve bypass uygulamaları vardır. Koroner bypass uygulamaları son 50 yılda kalphastalıklarıyla ilgili en fazla uygulanan ameliyatlardır” dedi.

 

Prof. Dr. Okutan sözlerine şöyle devam etti: “Uygun hastalardayada sonuç olarak iş hayatında kariyerinin en üst noktasındaki özellikle 35– 60 yaş gurubunda koronerarter hastalığı sıklıkla görülmektedir. Bu yaş gurubunda iş hayatında aktif ve stresliortamlarda çalışan herkesi risk faktörlerini gözden geçirmesi ve düzenlikontrollerinin yapılması koroner kalp hastalıkları açısından oldukça önemlidir.”



YORUM YAPMAYA NE DERSİNİZ


Yukarı Geri Ana Sayfa