Kapat
Akdeniz Havadis
Akdeniz Havadis
68’LİLER FİLM FRAGMANLARI
68’LİLER FİLM FRAGMANLARI
Easy Rider, Dennis Hopper, ABD, 1969, 95’ ‘68 ruhunu en iyi yansıtan filmlerden “Easy Rider” Amerika’nın güneyine doğru yola çıkan iki motosikletlinin öyküsünü perdeye taşıyor. Karşı kültür filmleri arasında bir...
13 Eylül 2012 12:07
Font1 Font2 Font3 Font4

Easy Rider, Dennis Hopper, ABD, 1969, 95’

‘68 ruhunu en iyi yansıtan filmlerden “Easy Rider” Amerika’nın güneyine doğru yola çıkan iki motosikletlinin öyküsünü perdeye taşıyor. Karşı kültür filmleri arasında bir klasik olarak kabul edilen “Easy Rider”, A.B.D.’de dönemin gerilimlerini ekrana taşırken; hippi hareketinin yükseliş ve çöküşüne, uyuşturucu kullanımına ve komünal yaşama dair manzaralar çiziyor. Hopper “Easy Rider” ile 1969 yılında Cannes Film Festivali’nde En İyi İlk Film ödülünü kazanmıştı.

 

Fragman: https://vimeo.com/album/2504810/video/73146490

 

 

Daisies – Papatyalar, Věra Chytilová, Çekoslovakya, 1966, 74’

60’lar ve 70’lerin devrimci ruhu içerisinde önemli bir yer tutan feminist hareketin sinemadaki öncü örneklerinden “Papatyalar”, deneysel ve renkli anlatımı ile dönemin Çek sinemasına aykırı bir bakış açısı getirmişti. Film, Prag Baharı’ndan iki yıl önce gösterime girmiş, hükümet tarafından yasaklanmış ve Chytilová’nın 1975 yılına kadar ülkesinde çalışması engellenmişti. “Papatyalar” hâlâ tüm zamanların en iyi filmlerinden biri olarak kabul edilmektedir.

 

Fragman: https://vimeo.com/album/2504810/video/73147626

 

 

Ecstacy of the Angels – Meleklerin Coşkusu, Kôji Wakamatsu, Japonya, 1972, 89’

Ünlü yönetmen Koji Wakamatsu’nun geç dönem pembe filmlerinden olan “Meleklerin Coşkusu”, devrimci bir grubun eylemlerine odaklanır. Gençlerin A.B.D. mühimmat deposundan silah çalıp Tokyo’da bir polis merkezine gerçekleştirmeyi planladığı saldırıyı ve grubun kendi içindeki çatışmaları konu alan film, Japon sinemasının deneysel bir örneği.

 

Fragman: https://vimeo.com/album/2504810/video/73206988

 

 

Jubilee- Kutlama, Derek Jarman, İngiltere, 1978, 103’

1970’lerin punk kültüründen ilham alan yapım, bu hareketin önemli isimlerine de kamera önünde yer veriyor. Yavaş yavaş bir alt türe dönüşen ‘punk sineması’nın en önemli çalışmaları arasında kabul edilen yapımın müzikleri, Ambient’ın mucidi Brian Eno’ya ait. Jarman, kraliyet ‘ağırlığı’ ile punk’ın tuhaf ve sıra dışı buluşmasını ortaya koyarken, bu hareketin ileride içine düşebileceği açmazlara da değiniyor. “Kutlama” dönemin punk heyecanını ve gençlerin öfkesini en iyi gösteren filmlerden.

 

Fragman: https://vimeo.com/album/2504810/video/73206989

 

 

Do the Right Thing – Doğruyu Seç, Spike Lee, ABD, 1989, 120’

Amerikan bağımsız sinemasının önemli temsilcilerinden Spike Lee’nin büyük ses getiren ve onu dünyaya tanıtan filmi “Doğruyu Seç”, 1980’lerin sonunda Brooklyn’de azınlıkların yaşadığı bir mahallede geçiyor. Yazın en sıcak gününde giderek gerilen sinirler ve tırmanan ırkçılık bir isyana yol açar. Film gösterime girdiğinde büyük beğeniyle karşılanmış ve en iyi özgün senaryo ve en iyi yardımcı erkek oyuncu dallarında Oscar’a aday gösterilmişti. “Public Enemy”nin “Fight the Power” şarkısıyla açılan film, o yılların radikal ve politik hip-hop müziğinin etkisini de gösteriyor.

 

Fragman: https://vimeo.com/album/2504810/video/73206987

 

This Ain’t California – Burası Kaliforniya Değil, Marten Persiel, Almanya, 2012, 90’

Persiel’in 2012 yapımı belgeseli, özgürlük isteğinin bir yaşam tarzına dönüşmesini anlatıyor. Filmde 1980’lerin Doğu Almanya’sında kaykay kültürünü isyankar bir kendini ifade etme aracı olarak benimseyen gençlerin sistemle çatışmasına tanık oluruz. Bu başarılı kurmaca-belgesel, 2012 Berlin Film Festivali’nden FGYO- Dialogue en Perspective ödülüyle dönmüştür.

 

Fragman: https://vimeo.com/album/2504810/video/73207233

 

 

Beats of Freedom – Özgürlüğün Ritmi, WojciechSłota, LeszekGnoiński, Polonya, 2010, 73’

“Özgürlüğün Ritmi”nde, Polonya’da rock müziğin 1960’lardan komünist rejimin çöküşüne kadar esen bağımsızlık rüzgârını nasıl beslediği anlatılıyor. Belgeselde, İngiliz gazeteci yazar Chris Salewitz, Czesław Niemen’in protesto yüklü şarkılarından Polonya’lı hippilere karşı açılan davalara, olağanüstü hal döneminden Lech Wałęsa önderliğindeki Dayanışma yıllarına ve ülkede punk’ın bu olaylara paralel olarak gelişmesine uzanan birçok öykü yansıtılıyor.

 

Fragman: https://vimeo.com/album/2504810/video/73206984

 

The Living End – Yaşamın Dibi, Gregg Araki, ABD, 1992, 92’

Amerikan bağımsız sinemasının en özgün örneklerinden “The Living End – Yaşamın Dibi”, heyecanlı ve dışa dönük bir serseri olan Luke ile ona göre daha içine kapalı ve karamsar bir film eleştirmeni olan Jon’un öyküsünü anlatıyor. Her ikisi de eşcinsel ve



YORUM YAPMAYA NE DERSİNİZ


Yukarı Geri Ana Sayfa