Kapat
Akdeniz Havadis
Akdeniz Havadis
Bakan açıkladı… Ramazan bayramında sokağa çıkma yasağı var mı?
Bakan açıkladı… Ramazan bayramında sokağa çıkma yasağı var mı?
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Ramazan Bayramı’nda sokağa çıkma kısıtlaması olup olmayacağı konusunda soruya cevap verirken; ” Sokağa çıkma yasağı uygulanıp uygulanmaması hükümetin vereceği bir karardır. Bu konuda bir karar verilirse...
13 Mayıs 2020 18:35
Font1 Font2 Font3 Font4

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Ramazan Bayramı’nda sokağa çıkma kısıtlaması olup olmayacağı konusunda soruya cevap verirken; ” Sokağa çıkma yasağı uygulanıp uygulanmaması hükümetin vereceği bir karardır. Bu konuda bir karar verilirse Cumhurbaşkanımız tarafından açıklanacaktır. Bilim kurulumuzun gündemine bu konu henüz gelmedi. Salgının seyrine göre konuyu değerlendirip önerimizi sunacağız” dedi.

13 MAYIS İTİBARİYLE VAKALARDA SON DURUM

koronavirüs 13 Mayıs

Bakan Koca, bilim kurulu sonrası düzenlediği basın toplantısında şu bilgileri verdi:

10 Mart’ın üzerinden 8 hafta geçti. 198 ülkede hayatı tehlike eden, 294 bin insanın ölümüne neden olan, toplumsal düzeni dize getiren böyle bir salgında 8 hafta kısa bir zamandır.

Bu salgının 21. yüzyılın tarihine geçecek büyük bir olay olduğundan artık çok eminiz. 8 hafta ortada büyük bir tehdit varken, insan hayatı kadar kısa bir zamandır.

8 hafta kontrolleri elden bırakacağımız bir zaman değildir. Risk alınmış bir an bile, hayata, hayatlara neden olabilir. Girdiğimiz bir kuyruktan, salgın yeniden çıkabilir. Bu salgında tek tek sizlerin sağlığından sorumluyum.

Hastalığın tedavisi kadar işin ciddiyetini söylemekle de yükümlüyüm. Corona virüsü salgını, 2. Dünya Savaşı’ndan sonra en çok insanın öldüğü ilk küresel ölçekli olaydır.

Corona salgını bugüne kadar aynı anda tüm kıtaları tutan ilk salgındır. İnsanlık daha önce, tüm dünyayı saran böylesi bir salgınla karşılaşmamıştı. Corona küresel dünyanın, küresel salgınıdır. Salgın bizi, hareketi sınırlamaya, izole olmaya, fiziki mesafe koymaya, kontrollü yaşamaya zorluyor.

DSÖ’nün verilerine göre, dün dünyada 82 binden fazla vaka tespit edilmiştir. Salgının seyrinde bir değişiklik yok.

Türkiye’de corona virüsü tablosu, dün iyileşen hasta sayımız toplam hasta sayımızın yüzde 70’ine ulaştı. 98 bin 889 hasta sağlığına kavuştu.

Günlük test kapasitemiz 50 bine ulaştığı halde, test ihtiyacı olmuyor. Pozitif test sayısı ise düşüyor. Şüphelilere test yapılması, bulaşma hızını düşürmüştür. Yeni vaka sayısı azılmıştır. Hastalığın toplum içinde bulaşmasına yönelik stratejimiz büyük rol oynadı.

Filyasyon yöntemiyle, ekiplerimiz 722 bin kişiye ulaştılar. Böylece virüs kapmış olması muhtemel kişiler izole edildiler ve hastalığın kaynağında kontrol altına alındılar. 10 Mart’tan itibaren uygulanan filyasyonla tedbir ve tedavi birbirini tamamladı.

Sosyal mesafe kuralıyla, maske kullanıyla virüsün önü kesildi. Geçen haftaki buluşmamızda vaka bazında salgının Türkiye’deki seyrini kısaca özetlemiştim. 10 Mart’taki ilk vakayla birlikte hepimiz üzerimize düşeni yaptık, seyrini 83 milyon olarak değiştirdik.

Şu anki şartlarda salgın kontrol altında. Geçen hafta olumlu net bilgiler ışığında Türkiye corona virüsüyle mücadelesinde birinci dönemini tamamlamıştır. Şimdi ikinci dönemin ilk günlerindeyiz, tedbir zorunludur çünkü tehdit devam etmektedir.

Tedbirsiz davranmak, tehdidin ortadan kalktığı yanılgısına düşmektir.

Virüs şimdilik bilemeyeceğimiz bir dönem boyunca aramızda varlığını sürdürecektir, dünyada hareket halinde olacaktır. Wuhan’daki ilk olay bir milattır.

Salgın hastalıklar, fırsat tutkunudur. Virüse bu fırsatı tanırsak bir ay öncesine dönmek ihtimal dahilindedir. İyi haber olan sayı azalırken, kötü sayı azalırken buna izin vermeyelim.

Hastalıktan, ölümden korku doğaldır. Ancak korku, riski yönetecek strateji değildir. Uyarılarımız toplum olarak bir sağduyu örgütlenmesine işaret ediyor.

Virüsten korunmamızı sağlayacak tedbirler yerine alıveriş kuyruğuna girmek, pazarda tedbirsiz dolaşmak risklidir. Riskle hangi anda, hangi ortamda, kim vasıtasıyla karşılaşacağımızı bilemeyiz.

Belki de hiç belirti göstermeyecek kişi size virüs bulaştırabilir. Siz virüsü ondan alıp, bünyesi zayıf olan birisine bulaştırabilirsiniz. Mesafe kuralını çiğnemek, virüsle aranıza mesafe koymamak demektir.

8 hafta eğer istersek ne güçlüklerini yeneceğimizin, korkuya kapılmadan riski yöneteceğimizin kanıtıdır. Türkiye olarak virüsle mücadelede ikinci dönemdeyiz.

Sanayi bölgelerinde çalışanların sağlığını korumak için test laboratuvarları açıyoruz. Bakanlık olarak yeni yaşamın gerektirdiği sağlık standartlarını oluşturuyoruz. Hepimiz biliyoruz ki süreç tipik normalleşme değil, eski günler tamamıyla geri dönmüyor.

Bazı kısıtları nasıl aşabileceğimizi öğrendik. Bugün artık müzik grupları, dün sahnede verdiği konserleri ayrı ayrı bilgisayar katılımıyla internet üzerinden veriyor. Büyük kurumların toplantıları video konferansla yapılıyor.

Hükümetler bu yöntemle kararlar alıyor. Yeni normaller, yep yeni imkanlar keşfediyoruz. Yeni hayatı en iyi anlayacak olan gençlerdir. Onların fikirlerine ihtiyacımız var. Kesin olan şudur, salgını diğer salgınlar gibi yeneceğiz ama ondan bir şeyler öğrenceğiz.

Yeni hayatımızı hızla kurmalıyız. AVM kalabalıkları, stadyum kalabalıkları, pazar kalabalıkları olmamalıdır. Salgın sürecinde doğan yeni hayat tarzına kontrollü sosyal hayat diyoruz. Bu söylediklerimizin yalın ifadesidir, bu hepimizin ortak katkısıyla gerçekleşecektir.

Çalışmalar maskenin tek başına koruyucu olmadığı doğrulanmıştır. Maske ve mesafe birleşik tedbir gibi düşünülmelidir. Birey olarak her birimiz için kontrollü sosyal hayat, özünde maske artı sosyal mesafe demektir.

Ama kontrollü sosyal hayat riskli yerlerden uzak durmak ve riski minimalize şekilde düzenlemek demektir. Kontrollü sosyal hayat, “Bir şey olmaz” sözünün üstünü çizmektir.

Finallerin üniversitelere bırakılarak gerektiğinde yüz yüze yapılması yaklaşımı söz konusu idi. Özellikle Haziran’da LGS, YKS imtihanının yapılıyor olması bir hareketliliğe sebep olacağını düşünüyoruz.

Bu çerçevede finallerin yüz yüze yapılıyor olması bu hareketliliğin oluşturacağı kaygısı oluşturdu. YÖK’ün yaklaşımı bu hareketliliğe yoğun katkısı artışına sebep olabileceği düşüncesiyle olabildiğince dijital, online sınavı yaklaşımına karar vererek, yüz yüze sınavların olmaması şeklinde bir karar alınmış oldu. Buradan YÖK Başkanı ve ekibine teşekkür ediyorum. Online sınavlar yapılmış olacak.

Pandemi hastaneleri daha çok geçici yapılan hastane şekli. Çin de dahil olmak üzere böyle yaptı.

Biz ise, Türkiye’de hastane doluluk oranlarımız yüzde 30-32’lerde, yoğun bakımdaki doluluk oranlarımız yüzde 60’larda demiştim. Yüzde 100 doluluğumuz olduğu için bu hastaneleri yapıyoruz dememiştim.

Özellikle havaalanında ve Sancaktepe’de, biz özellikle deprem için, afetler için, salgın için hastanelerimiz var mı? Yeri geldiğinde afet döneminde sizin kullanabileceğiniz hastaneler olarak kullanılacak. O yüzden çok amaçlı hastane olarak belirledik.

Bunu sadece pandemi döneminin hastanesi olarak düşünmedik. Çok amaçlı dediğimiz için, önümüzdeki dönemlerde sağlık turizmi içinde kullanmayı düşünüyoruz ve kullanabiliriz.

RAMAZAN BAYRAMINDA YASAK VAR MI?

Ramazan Bayramında sokağa çıkmayla ilgili bu bir hükümet kararında önümüzdeki günlerdeki salgının seyri bunda etkili olacak. Salgının seyrine göre zaten gündeme gelmiş olur. Hükümet ve sayın Cumhurbaşkanımız da gerekli açıklamayı yapmış olur. Şu an Bilim Kurulunun gündemine gelmedi. Özellikle gelecek hafta salgının seyri görülerek karar almış olunur.



YORUM YAPMAYA NE DERSİNİZ


Yukarı Geri Ana Sayfa