Kapat
“EN BÜYÜK GAZETECİ HAPİSHANESİ”
“EN BÜYÜK GAZETECİ HAPİSHANESİ”
CHP Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü nedeniyle yaptığı açıklamada; “Dünyada hapishanede olan her üç gazeteciden biri Türkiye’de. 2002 yılında basın özgürlüğü bakımından 99. sıradaydık, bugün...
10 Ocak 2014 21:56
Font1 Font2 Font3 Font4
ANTALYA

CHP Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü nedeniyle yaptığı açıklamada; “Dünyada hapishanede olan her üç gazeteciden biri Türkiye’de. 2002 yılında basın özgürlüğü bakımından 99. sıradaydık, bugün 154. sıradayız” dedi. 

Umut Oran’ın açıklaması şöyle

Çalışan Gazeteciler Gününde bütün gazetecilere özgürlük diliyorum. #Özgürlük  için mücadele edenlere selam, direnişe devam.

#Çalışangazeteciler  gününde,  #AKP  rejimindeki Türkiye dünyanın en büyük gazeteci hapishanesi.

Dünyada hapishanede olan her üç gazeteciden biri Türkiye’de. 2002 yılında basın özgürlüğü bakımından 99. sıradaydık, bugün 154. sıradayız.
umut oran
AKP döneminde Türkiye’de basın özgürlüğü yok edildi, Türkiye dünyanın en büyük gazeteci hapishanesi haline getirildi.

Sansür, baskı, Başbakanlıktan gelen talimatlar, emirlerle gazeteler yönetiliyor, bu talimatlara uymayanlar tutuklanıyor, hapse atılıyor.

Basın tarihimizin en sistematik, organize ve kapsamlı istibdat / sansür dönemini AKP yönetimi altında yaşadık.

Baskı altında çalışan gazeteciler kadar çalışamayan, işsiz, ekmeksiz bırakılan gazetecilerle basın tam olarak esarete alındı.

Özgür ve bağımsız bir basın için 2 yıl önce 2/303 sayılı kanun teklifini verdim – tbmm.gov.tr/develop/owa/ tasari_teklif_sd.onerge_bilgile ri?kanunlar_sira_no=99961 …

Kanun teklifimizde basın mensuplarına sendika zorunluluğu, gazete sahiplerine kamu ihalelerine girme yasağı getirdik.

Basın emekçileri için yıpranma payının geri getirilmesini, internet yayıncılığının yasal bir statüye kavuşturulmasını önerdik.

Özgür basın varsa özgür bir Türkiye vardır dedik, gazetecilerimizin özgürlüğünü korumak için çok kapsamlı bir sistem önerdik.

Bugüne kadar bu yasa teklifimizi AKP’liler gündeme almadı. Onlar özgür değil, kendilerine bağlı basın isterler.

Erdoğan özgürlükten mutsuz olur, o basına Goebbels gibi bakar, “iktidarın klavyesi” olarak.

Erdoğan için özgür basın tehdittir, bizim için basın özgürlüğü Türkiye’deki demokrasinin teminatıdır. Aradaki fark bu.

Erdoğan’ın milli iradeye zerre saygısı yok, her şey takiye. 2010 referandumunda milli irade bir karar verdi, niye saygı göstermiyorsun?

Halkın yüzde 58’i HSYK’ya yetki verdi. Milletin yüzde 58’inin kabul ettiği değişikliği sen nasıl tek başına değiştiriyorsun?

İşine gelince “sandığa saygı” diyor. Senin sandığa da, millete de, hukuka da saygın yok. Millet kabul etmiş, sen nasıl değiştiriyorsun?

Biz 2010 yılında bu HSYK değişikliğinin bile yargı bağımsızlığına darbe olduğunu söylüyorduk. Nitekim öyle de oldu.

Bugün yetmez ama evet diyen herkes pişman, nedamet getiriyor. Ama bu teklif 2010’dan bile daha geri.



YORUM YAPMAYA NE DERSİNİZ


Yukarı Geri Ana Sayfa