Kapat
Akdeniz Havadis
Akdeniz Havadis
“PLANLAMANIN RUHUNU ZEDELEDİLER”
“PLANLAMANIN RUHUNU ZEDELEDİLER”
Kent Konseyi İmar ve Planlama Çalışma Grubu Başkanı Ebru Manavoğlu, Antalya’nın en önemli sorunlarından bir olan planlamalarla ilgili olumsuzlukların bugün de devam etmekte olduğuna işaret ederek, bu konuda yeni yasal...
7 Kasım 2015 06:41
Font1 Font2 Font3 Font4

Kent Konseyi İmar ve Planlama Çalışma Grubu Başkanı Ebru Manavoğlu, Antalya’nın en önemli sorunlarından bir olan planlamalarla ilgili olumsuzlukların bugün de devam etmekte olduğuna işaret ederek, bu konuda yeni yasal düzenlemelere ihtiyaç bulunduğunu söyledi.

 

Kent Konseyi İmar ve Planlama Çalışma Grubu, 8 Kasım Dünya Şehircilik Günü nedeniyle gerçekleştirdiği toplantıda Antalya’ya yönelik beklentiler ve önerileri görüştü. Çalışma Grubu Başkanı Ebru Manavoğlu, geleceğin Antalya’sının; teknik ve bilimsel metotlarla hazırlanmış bütüncül planlama kararlarıyla oluşturulması gerektiğine dikkat çekerek, kentin gelişme sürecinde planlama konusunun hep bir sorun olarak ortaya çıkmakta olduğunu söyledi.

PARÇACIL PLANLAR

Kentte üst ölçekli planlama sorunsalının uzun zamandan beri devam etmekte olduğuna da işaret eden Manavoğlu, “Antalya kentinin yapısı gereği planlamadan sorumlu çok farklı kurum ve kuruluşun bulunması, bütüncül olmayan parçacıl planların oluşmasına neden olmuş, teknik ve bilimsel yaklaşımlar göz ardı edilerek  politik kararlarla plana müdahale edilerek kamu adına yapılan ve toplumsal bir faaliyet olan planlamanın ruhu zedelenmiştir” dedi.

Kent-konseyi-imar-grubu

DOĞAL ALANLARA SALDIRI

Planlamanın, geleceğe yönelik hedeflere ulaşmada kaynakların akılcı kullanımının bir aracı olmaktan uzaklaşılarak, politik baskılar ve talepler doğrultusunda hazırlanan bir amaç halini aldığı eleştirisinde de bulunan Şehir Planlamacısı Ebru Manavoğlu, “Geleceğin kentsel stratejilerini oluşturmada yetersiz kalınmıştır. Bu süreçte özellikle kentsel sit alanlarında uygulama zorlukları olan koruma amaçlı imar planları sıradan vatandaşın tükenmeyen çilesi haline gelmiştir. Günümüzde yapılan mevzuat değişiklikleriyle geleceğimizin güvencesi olan doğal alanlarımıza; ormanlar, meralar, akarsular, tarım alanları, yaylalara bir saldırı başlamıştır” diye konuştu.

 

YASAL DÜZENLEMERE İHTİYAÇ VAR

Manavoğlu; yerel yönetimlerin yapısına ilişkin düzenlemelerden, imar yasasına, kültür ve tabiat varlıklarına ilişkin düzenlemelerden, afet riskine ilişkin ve dönüşüme kadar geniş bir yelpaze içinde planlamaya ilişkin konuların yeniden tartışılmasına, şehircilik anlayışının sorgulanmasına, halkın demokratik katılımını esas alan dinamik, çoğulcu ve eşitlikçi planlama anlayışının tesis edilmesine ihtiyaç bulunduğunu da belirterek, sözlerini şöyle tamamladı:

“Antalya’da öncelikle yeni büyükşehir sınırlarını da içine alacak, kentin kimliğine, vizyon ve ilkeleriyle uyumlu, ulaşın ana planı kararları doğrultusunda, afete duyarlı sakınım planlama çalışmalarını da içeren kentsel planlama çalışmaları yapılmalıdır. Daha yaşanabilir, sağlıklı ve güvenli kentler oluşturmak için doğal varlıkların/ekosistemlerin tahribatının önüne geçilmesi; rant odaklı yapılaşmanın teşvik edilmemesi, ulaşım sorunun giderilmesi, enerji ve su kaynakları sorunlarının giderilmesi, büyüme taleplerinin ve sermayenin kentlerde birikiminin doğurduğu sosyo-mekansal eşitsizliklerin önüne geçilmesi, kentsel altyapı konut ve arazi kullanımı politikalarının eşitlikçi bir yaklaşımla ele alınması gerekmektedir.”

 



YORUM YAPMAYA NE DERSİNİZ


Yukarı Geri Ana Sayfa