Kapat
Akdeniz Havadis
REŞAT OKTAY’DAN ÇARPICI AÇIKLAMALAR
REŞAT OKTAY’DAN ÇARPICI AÇIKLAMALAR
REŞAT OKTAY’DAN ÇARPICI AÇIKLAMALAR Kepez ve Büyükşehir Meclisi Üyesi Mustafa Reşat Oktay, www.akdenizhavadis.com’a verdiği özel röportajda çarpıcı açıklamalar yaptı.  Kepez Belediyesi’nin “Lay lay lom belediyeciliği” yaptığını savunan Oktay, “2009-2014 Yılları...
30 Ocak 2014 00:15
Font1 Font2 Font3 Font4

REŞAT OKTAY’DAN ÇARPICI AÇIKLAMALAR

Kepez ve Büyükşehir Meclisi Üyesi Mustafa Reşat Oktay, www.akdenizhavadis.com’a verdiği özel röportajda çarpıcı açıklamalar yaptı.

 Kepez Belediyesi’nin “Lay lay lom belediyeciliği” yaptığını savunan Oktay, “2009-2014 Yılları arasında Kepez Belediyesinin kasasına giren bütçe meblağ 500 milyon lirayı bulmuştur. Yatırıma baktığımız da bu rakamın karşılığı maalesef yoktur.Tamamen ‘lay lay lom belediyeciliği’ ile ‘göz boyama belediyeciliği’ yapılmıştır” dedi

 Sizce Kepez’in en büyük sorunu nedir?

Kepez 400 bin nüfuslu Antalya’nın büyük ilçelerinden bir tanesi süreç içerisinde Kepez Belediyesi 1994’te açıldı. Bu yeni seçimle beraber 5. Belediye Başkanını seçeceğiz bu 18 yıl içerisinde Kepez nüfusunu yaklaşık 5 kat arttırmış durumda, ilçe ilk kurulduğunda alt kademe belediyesi idi şu anda ilçenin nüfusu 426 bin, seçmen sayısı 307 bin. Kepez bu süreç içerisinde kentleşme, modern kentleşme süreci geçiriyor. 1950 yılından beri göç almış, gecekondulaşmış bir ilçe, bu güne geldiğimizde imar planını büyük ölçüde gerçekleştirdi.

8--resat-oktay

EVLERİ VAR, TAPULARI YOK

Kepez de şu anda en büyük sorun bu insanların oturmuş oldukları evlerinin mülklerine sahip olamamış olmaları. Büyük bir kısım tahsis tapularını aldılar. Tahsisen tapularını tamamlayıp belediye hisselerini tamamlayan vatandaşlar yeni konutlar yapmaya başladılar. Kepez in değişen bir yüzü imar planları ile de oluşmaya başladı. Artık Kepez modern bir kent olma yönünde hızlı bir şekilde ilerliyor. Bunun önündeki tek engel mülkiyet sorunlarının henüz çözülememiş olması. Bir numaralı sorun u mülkiyet sorunudur.

DOKUMA’DA YEŞİL ALAN SIKINTISI

1950lerde kurulmaya başlayan Kepez’in bazı yerleri de yaşlanmayla karşı karşıya Dokuma bölgesinde birçok bina 50 yılını doldurmaya başladı doğal olarak vatandaşların daha sıhhi binalara geçmesi, binaların yenilenmesi için, yeni yasal düzenlemelere ihtiyaç var. Kepez’in en merkezi yerlerinde Özgürlük, Ulus, Zafer, Yeşiltepe, Yükseliş gibi mahallelerinde yeşil alan ihtiyacı vardır yaklaşık 100 bin insanımız bu bölgede yaşamaktadır, bu bölgedeki yeşil alan ihtiyacı acildir. Maalesef bu bölgelerin imar planları yapılırken yeşil alan, park ihtiyacı düşünülememiştir

TAPU FİYATLARI YÜKSEK

Mülkiyet problemi en öncelikli sorunudur Kepez’in. Bir önceki dönemde mülkiyet tapuları var iken maalesef 2-B ile ilgili problemlerden dolayı tapularını kaybetmiş olan Kütükçü, Erenköy, Göçerler, Çankaya, Yavuzselim mahallelerinde tapu iptal davaları gündeme geldi. 2-B yasaları ile vatandaşlar tapularına yeniden kavuşuyorlar.  Fakat bu arada Kepez Belediyesi’nin hazineden almak istediği arazilerinin 2-B ile ilgili sorunlu kısım da çözüldü. Ama en önemli konu Tütüncü döneminde yaşadığımız belediye hisselerinin 2981 sayılı yasaya göre tahsisen tapu alması gereken gecekondu sahibi kişilere fiyatların çok yüksek tutulmasıdır. Metrekaresi 15-16 liraya Kepez belediyesine mal olmuş arsaların vatandaşa metrekaresi 300 lira 1000 lira arasında satılmaya çalışıldığını görüyoruz.

HAK SAHİPLERİ MAĞDUR

Kepez Belediyesi bir kamu kuruluşudur mevcut yasalara göre tahsisleri kanunen yapmaktadır. Mesele bir ihaleyle satış değildir. Mesele tahsisen satıştır. Yasal hakları olan insanlara arsalarının tahsisi ecri misille ilgilidir. Alınacak olan ücretin piyasa koşullarlı içerisinde değerlendirilmesi, sanki bir ihaleli satış yapılıyormuş gibi mevcut piyasa koşulları içerisinde fiyatlandırılması vatandaşı tapularını alma konusunda sıkıntıya sokmaktadır. Belirlenen metrekare fiyatların yüksekliği kentleşme sürecinin önünde engel oluşturup süreci uzatmaktadır. Vatandaş arsasını alamamaktadır veya aldığı arsanın bedelini ödeyememektedir. Taksitlerini ödeyemeyen insanların Tütüncü döneminde vatandaşı yargıya intikal ettirip tahsis haklarını iptal etmişlerdir. Zor hayat koşulları altında yaşayan, asgari ücretle geçinen insanların bu fiyatlardan taksitlerini ödeyememeleri durumunda belediye yargı yoluyla arsalarını ellerinden alıyor.

6--resat-oktay

BU NASIL SOSYAL DEVLET?

 Sayın Tütüncü, Başbakanın söylediği gibi milli geliri 11 bin dolar olan bu ülkede yaşadığını mı zannediyor. Aldığı 1000 lira parayla geçinecek, oturduğu evin arsasının taksitlerini ödeyecek böyle bir şey yok.Tahsisen satışlarda birim fiyatların piyasa fiyatları ile eşleştirilmesi son derece yanlıştır. Bu arsaları kanunen vatandaşa ‘sen burayı hak ettin’ diyor yasalar, ama belirlenen bu yüksek fiyatlar yasal hakkının önünde engel oluyor vatandaşın. Bu sosyal devlet anlayışı ile uyuşmayan acı bir tablodur.

Kepez’in çözüm bekleyen diğer sorunları nelerdir?

İkinci önemli sıkıntıları ise ulaşımdır. Kepez de yaşayan insanların çoğunluğu ekmeğini şehrin başka bölgelerinde kazanmaktadır tabiri caizse Kepez bir yatakhane gibidir. Orda yaşarlar iş ve aşı .Konyaaltı, Lara gibi bölgelerindedir.Tabii ki ana hatlarda ulaşım var. Ama asıl mesele dağınık bölgelerde yaşayan insanlarımızı ana arterlere taşıyacak ulaşım yok. İnsanlar 3-5 kilometre yürümek zorunda kalıyorlar. Sadece ana hatlara ulaşabilmek için.Vatandaşın seri ulaşımının olmaması ikinci sıkıntıdır. İki ve ya üç araç değiştirmek zorunda kalıyorlar. Bu ulaşım mastır planında Büyükşehir Belediyesi kısmen gidermeye çalıştı ama en azından aktarmaların Antalya’nın doğu- batı hattında gitmek isteyen insanların üçüncü bir transfer yapması gerekiyor. Bu insanlar günde 9 saat çalışıyor ise 3-3,5 saatleri de yolda geçiyor ciddi bir vakit kaybıdır.

Kepez Belediyesinin sosyal belediyecilik konusunda nasıl buluyor musunuz?

Antalya da LAY LAY LOM BELEDİYECİLİĞİNİ yapan Kepez Belediyesidir.Bu gün yapmış oldukları etkinliklerin davetiyelerine ne kadar ödendiğini bilen yok! Davetiyeleri dağıtmak için harcanan emeğe ne kadar ücret ödendiğini maalesef bilen yok !

2--resat-oktay

GÖZ BOYUYORLAR

2009-2014 Yılları arasında Kepez Belediyesinin kasasına giren bütçe meblağ 500 milyon lirayı bulmuştur. Yatırıma baktığımız da bu rakamın karşılığı maalesef yeterli bir yatırımı yoktur.Tamamen LAY LAY LOM BELEDİYECİLİĞİ ile GÖZ BOYAMA BELEDİYECİLİĞİ  yapılmıştır.

Sayın Hakan Tütüncü cari harcamalarının Türkiye’nin cari harcamaları en düşük belediyesi olmakla öğünmektedir.Bütçenin yüzde 21’inin cari harcamalar olduğunu söylemektedir. Y ani personel ve cari harcamalara ayırdığınız para 100 milyon liradır.O zaman 400 milyon liranın hesabını Hakan Tütüncü’den soracağız. Yatırımlarınız neler, siz bu dört sene de ne yatırımı yaptınız?

O KONAKLAR NE İŞE YARAR?

Sayın Tütüncü ben “Erdem Beyazıt Kültür Merkezi yaptım” diyor, teşekkür ediyoruz.İhale bedeli 6 milyon 300 bin liradır. “İki tane semt konağı yaptım” diyor, hayırlı uğurlu olsun. Ne işe yaradığını da bu güne kadar anlamış değiliz bu iki konağın maliyeti 2 milyon lira . Birisi Ahatlı’da, diğeri de Sütçüler de etti 7,5 milyon lira

HAVUZ NEDEN VARSAK’TA?

“Varsak’a olimpik havuz yaptım” diyor. Soruyorum birincisi neden Varsak?. İnsanların spora ulaşması istenmiyor mu? 18 km kuzeye yaptılar. Kepezde nüfusun yoğunluğu merkezde iken neden Varsak? Buranın imalat tutarı 18 milyon liradır. Etti 25 milyon 500 bin.  265 bin metrekare kaldırım yaptık diyor, sağ olsun, Varolsun! Kaldırımın metrekare birim fiyatı 20 liradır Bu nu da  7,5 milyon lira diyelim. 25,5 milyon liramız vardı hadi 26  olsun. Bu kaldırım fiyatını da 8 milyon lira yapalım etti 34 milyon lira…

5--resat-oktay

HESAP ORTADA

“1 milyon metrekare yeşil alan yaptım” diyor. Biz buranın neresi olduğunu bilmiyoruz. Kent Ormanın büyük bir kısmı Sayın Erdal Öner zamanın da yapıldı.Velev ki Sayın Tütüncü 1 milyon metrekare çimleme, yeşil alan yaptığın kabul etsek toplam da 10 milyon liralık bir yatırım bedeli eder.Etti toplamda 44 milyon lira,  hadi 45 milyon olsun. “10 tane muhtar evi yaptım” diyor. tanesini 50 binden yapsa 500 bin lira, hadi 1milyon harcandığını düşünelim. Etti  46 milyon lira… Siz biliyor musunuz başka ne yatırım var? Şehitler Parkı daha önce  yapıldı. Oradaki yeni düzenlemeye 2,5 milyon lira harcandığı söyleniyor. 48,5 milyon lira yapıyor, hadi 50 milyon lira olsun. 400 milyon liranın  350 milyon lirası nerede?.  Bu 350 milyondan fen İşleri bütçesinden 50 milyon lira asfaltlama ve yeni yol açımı için harcanıyor.Hadi diğer cari harcamalarla 100 milyon olsun. 50 milyonu da bulduk, 150 milyon .. 250 milyon yine kayıp, nerede biliyor musunuz? LAY LAY LOM BELEDİYECİLİĞİNE HARCANMIŞTIR.

 

Sevgili Meclis Üyesi Yaşar Tabur ‘un Antalya siyasi terminolojisine kazandırdığı LAY LAY LOM BELEDİYECİLİĞİ Kepez için geçerlidir. Hakan Tütüncü 5 yıl boyunca LAY LAY LOM BELEDİYECİLİĞİ yapmıştır.

Vakıf  Zeytinliği konusundaki gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

Vakıf Zeytinliği Antalya’nın da Kepez’in de tam ortasında çok büyük , rezerv bir alandır. Antalya kenti için çok önemli bir alan. Burası Vakıflar Genel müdürlüğünün mülkiyeti altındadır. Buradaki zeytinlik nedeniyle de özel bir yasa ile koruma altındadır.  Kanuna göre burada ki ağaçları sökmek ya da başka bir şey yapmak yasak . Bu yasak çok doğru bir yasaktır. Vakıflar Genel Müdürlüğü buraya yatırım yapamadığı için bu alan Antalya’nın ortasında yeşil olarak duruyor. Fakat bakımsız ve kontrolsüz bir alan olarak duruyor ve kimin sahiplendiği belli değil. En son Vakıflar  Genel Müdürlüğü burayı Antalya Borsası’nın ve Antalya belediyelerinin de ortağı olduğu Zeytin A.Ş. ye tahsis etti. Fakat Antalya’nın  5 binlik ve binlik imar planları içerisinde bu alanın fonksiyonu belli değildi.  Bu alan nedir, diye bakıldığında tarımsal alan, zeytinlik olarak geçiyordu. Antalya’da birde Tabiatı Koruma Kurulu var. Doğal olarak bu tür alanlara muhatap olan Tabiatı Koruma Kurulu’dur. Yeni bir imar planı uygulaması  yapılarak 1 bölü  5 binlik ve  bin bölü binlik imar planları imar planlarının Vakıf Zeytinliği alanını ‘tarımsal vasfı korunacak özel mahsul alanı’ olarak işaretledik.

10-resat-oktay

REKREASYON ALANI OLMALI

Bu alanla ilgili mecliste görüşlerim dile getirirken bu alanın Antalya için son bir rezerv alan olduğunu , bu alanın yapılaşmadan korunması gerektiğini , bir reklatif alan olarak Antalya halkının bu alanı kullanması gerektiğini söyledim.Yaklaşık 3 bin dönüm genişliğindeki bu alanda bakımsızlıktan dolayı yazın yangınlar çıkmakta olduğunu, kanun dışı insanların bu alan içerisinde her türlü faaliyetini sürdürdüğünü tehlikeli bir konumda taşıdığını belirtmiştim.Yani ‘tarımsal vasfı korunacak özel mahsul alanı’ ibaresine reklatif ibaresinin de eklenmesini istemiştim. Yatırımcının (Antalya Borsası ve Antalya belediyeleri) Antalya halkının günübirlik buraya gidebileceği, gezip dolaşabileceği, yürüyüş yollarının, küçük hobi bahçelerinin, dekoratif havuzların yer aldığı içinde  ki zeytinlere zarar vermeden korunduğu bir alan olarak korunabileceğini söyledim. Etrafı duvarlarla çevrili bir alan Antalya halkına fayda sağlamaz. Örneğin narenciye bahçesin. Antalya halkı bu alandan faydalanamıyor. Benim şahsi fikrim bu alan halka açılırsa korunabilir.  Halk burayı benimser ve sahiplenir. Şu anki mevcut durum da bu alana çivi çakılamaz, çakılırsa konu yargıya intikal ederse iptal olur.Yanlış ve eksik bir imar planı kararı verildiğini düşünüyorum reklatif olması bunun yanında  tarımsal vasfı korunacak özel mahsul alanı olarak değerlendirilmesini çok istemiştim.

CENTRAL PARK İYİ BİR ÖRNEK

Daha önceden Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından, Emniyet Genel Müdürlüğü’ne  polis karakolu yapılması için 2500 metrekare bir alan tahsis edilmiş. O iptal edilmiş oldu, onu kurtardık. Orada bir yapılanma olmayacak ama alanın Londra da ki Hyde park gibi, New York Central Park gibi olmasını diliyordum fakat olmadı.

9-resat-oktay

Yüzüncü Yıl Stadyum konusunda meclis üyesi olarak size de etkileyen bir karar çıktı? Son durum nedir?

Yüzüncü yıl Sayın Menderes Türel tarafından 2005 yılında zamanın Gençlik Ve Spor Genel Müdürü Mehmet Atalay tarafından bir protokol yapılmasıyla başlıyor süreç. Bu protokol da Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü alanı belediyeye devrediyor. “Burada bir kapalı spor salonu ve stadyum yapıp devredin” diyor. Araziyle ilgili her türlü yetkiyi belediyeye veriliyor.Bu arada mevcut “Yüzüncü Yıl Spor Kompleksi’nin aynını başka bir yere yapıp buradan taşıyın” diyor.Bunun karşılığında mevcut Atatürk Stadyumu’nu belediyeye verileceği fakat bu iki yerde sit alanı olduğu için buralarda herhangi bir yapılaşma yapılamaz.

TÜREL YETKİ ALMADAN YAPTI

Menderes Türel Antalya Büyükşehir Belediye Meclisi’nden yetki almadan bu protokolleri yapıyor.  Anlaşma yaptıktan sonra konuyu meclise getirip yetki istiyor.Hatta getirdiği kararda protokol yoktu.  Yetki almadan bir protokol yapıyor ve daha sonra yetki almak için meclise geliyor bu suçtur, aslında geçersizdir. Fakat AKP’nin o günkü sayısal çoğunluğu ile Antalya Büyükşehir Belediye Meclisi,Türel’in habersiz yaptığı protokolü kabul ediyor. Sonrasında bu protokol 5 kez revizyona uğruyor.Yine bu protokol revizyonları meclisin onayı alınmadan yapılıyor. Sayın Türel yapmış olduğu bu protokolün içinde yer alan Yüzüncü Yıl Spor Tesislerini taşımak için Vakıflar Bölge  Müdürlüğü ile de bir protokol yapıyor ve Zeytinköy de bulunan bir alanı bir kısmını ticari alana çevirme vaadiyle bir protokolde orada yapıyor. Türel kendisini meclis iradesinin üstünde görerek yaptığı protokolleri planlama vaadiyle yapıyor. Nasıl emin oluyorsun ki Meclisten belki de geçiremeyeceksin. Böyle bir vaadi nasıl verebiliyorsun? Bu 2005 yılında Menderes Türel tarafından tamamlanıyor 1/2500’lik imar planı yapılıyor Yüzüncü Yıl ile ilgili Zeytinköy de ki Vakıflarla ilgili de 1/25000’lik ,1/5000’lik planlar.. Akabinde 1/1000’lik planları yapılıyor ve bu güne geldiğimizde yapılan bu planların tamamı yargı kararı ile iptal ediliyor ve tekrar başa dönülüyor .

İPTAL ÜSTÜNE İPTAL GELDİ

Bugünkü durumda Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü  bir ihaleyle 74 milyon lira ihale bedeli ile stadyum yapıyor.Bunlar ne yapıyorlar?..  1/25000 lik planda 40 bin metrekarelik bir alanı ticarete açıyorlar. İşte mahkeme, “Bölgesel ve kentsel spor alanı niteliği taşıyan bu alanda ticaret yapamazsın ticaret oluşturamazsın” diyerek 1/25000’lik planı iptal ediyor. Bu planın iptali diğerlerinin de iptaline yol açıyor. Menderes Türel döneminde bu alanı ihale yapıyor Sembol İnşaat bu ihaleyi alıyor. Biz de 2009 da görev geldiğimizde mahkeme ara bir kara çıkartıyor ve 1/1000 lik planı da iptal ediyor . Devlet ihale kanuna göre ihaleyi alan 1/1000 lik plana göre ihaleyi alıyor, ticari alanı bu plana göre yapılıyor. Mahkeme kararın da “Bu iptal ettiğiniz plan yerine yeni bir plan tesis edin” diyor. O arada 1/25000 VE 1/5000 planları iptal de geliyor ve biz belediye meclisi olarak o planı iptal ediyoruz. Sonuç olarak ihale yapılamaz hale geliyor  Sayıştay murakıpları “Blok boyu derinlik yüzünden iptal ettim” diye yorum yapıyor. Mahkeme bu yüzden bu planı iptal etmiştir. “Bu planın devamı niteliğinde karar almanız gerekiyor” diyerek,  meclisin hükmü şahsiyetine de yorum getiriyor.Biz de “Diğer planlarla da ilgili mahkeme kararı var. Bu devam ederse belediyenin başı derde girer” diyoruz ve yüklenicinin işi duruyor.

BELEDİYE ÖDEMEYE MAHKÛM OLDU

Müteahhit firma de ihale kanun gereği vermiş olduğu 11 milyon 111 bin111 lira artı KDV bedelini belediyeden istiyor.Belediye yönetimi de mahkeme kararı olmadan bu parayı ödeyemeyeceklerini beyan ediyorlar. Firma mahkemeye gidiyor ve mahkeme bu parayı belediyenin ödemesine karar veriyor. Fakat firma icraya başvuruyor ve de yüzde 33 temerrüt faizi ekleniyor.Belediye bu faize itiraz ediyor. Bunun üzerine icra inkâr tazminatı 1 milyon 840 bin lira da ekleniyor.

SEBEP OLAN BİZ DEĞİLİZ?

Sayıştay bu faiz ve inkâr tazminatında dolayı 17 kişiye, “Buna sebep olan sizsiniz” diyerek kişi borç çıkarıyor. Hâlbuki biz sebep olmadık mahkeme planı iptal etti, biz de onun yerine başka bir plan tahsis ettik . Sayıştay “Kamu zararı oluşturulmuştur” diyerek 6 milyon liralık bir ilam gönderdi. Biz de onu temyize göndereceğiz. Bunun sebebi biz değiliz Menderes Türel’dir. Yaptığı usulsüzlükleri de yargıya götüreceğiz.

Ülke gündemi her an değişiyor. Bu konuda neler söyleyeceksiniz?

Türkiye de çok ciddi siyasi bir sıkıntı yaşanıyor Sayın Başbakan tarafından oldukça sert ifadelerle  devlet içerisindeki bir yapılanmadan tırnak içerisinde Sayın Başbakanın ifadesi ile ‘ Haşhaşiler’ tabiriyle bazı çetelerden bahsediyor.11 yıllık bir iktidarın , AKP’nin Genel Başkanı Sayın Erdoğan’ın, 11 yılllık bir başbakan sıfatıyla “Devletin içerisinde başka bir devlet var’ ifadesi talihsiz, berbat bir ifadedir. Bu ifadeleri çok manidardır. Bu oluşumu bir cemaatin gerçekleştirdiğini işaret ediyor, ‘haşhaşiler’ benzetmesini kullanıyor.

KUMPAS KURANLAR VE KURDURTANLAR

Devlet bürokrasisi durmuş durumda. Başbakanını başdanışmanı ve milletvekili Yalçın Akdoğan’ın açıklamalarında milli orduya bir kumpas kurulduğunu dile getirmesi ve bu söylem bile mevcut davaların ortadan kalkmasını gerektirebilecek bir söylemdir. Akşamları TV’ lerde kumpas kuranlarla kurdurtanları ibretle seyrediyoruz. Aynı davada tutuklu bir kişi, aynı davada aynı suçlama ile yargılanan bir kişinin ise casusluk yaptığı iddia edildiği mevkide hala görev yaptığını diğer kişinin ise tutuklu yargılandığını görüyoruz.

resat-oktay

İBRETLE İZLİYORUZ

Hükümet HSYK’nın yapısını değiştirmeye çalışıyor. 2 binin üzerinde emniyet mensubunun yerleri değiştirildi. 100’ün üzerinde yargı mensubunun yerleri değiştirildi. Bu durum ibretle izleniyor. Siyasi güven kalmamıştır. Döviz hızlı bir şekilde artıyor, hükümet faizleri yükseltmemekte inat ettikçe kur yükselmekte inat etmiştir.Merkez Bankası’nın yüksek meblağlarla kura müdahalesini rağmen kur durduramamıştır.

GİDİŞAT ÇOK KÖTÜ

Sıcak para girişi durmuştur.Aralık ayı itibariyle Türkiye cari açığın kapatacak parayı bulamamıştır.Dövizdeki arz-talep karşılığını bulamadığı için döviz almış başını gidiyor. Önümüzdeki günlerde ekonomiye olumsuz yansıyacaktır.İç hizmet ve  mal piyasasında fiyat artışları yaşanacaktır.  İflaslar ve  işsizlik artışı olacaktır. Bu bakımdan ülkemizi zor günler beklemektedir.Üretmeden tüketen bir ülke konumuna geldik.Her şeyi dışarıdan alan ithal eden bir ülkeyiz. Onun içinde dövize ihtiyacımız var.”İhracatta 100 milyon doları geçtik” diyor Sayın Başbakan. Bunun çoğunluğu dâhilini işleme dayalı ithalatla ilgili rakamlardır, bu hep göz ardı ediliyor. Allah herkesin yardımcısı olsun.

www.akdenizhavadis.com



YORUM YAPMAYA NE DERSİNİZ


Yukarı Geri Ana Sayfa